Nicedir kalbindeki ateş büyüyor ve
Bu aydınlık artık kalbinin yolunu aydınlatıyor,
Yolunda duruyor Ateşten Çember.
Geçmelisin o çemberden, ardında doğan güne varmak için,
Geçmelisin o ateşten, küllerinden doğmak için.
Havada fırtınanın kokusu var,
O durduğun ateşten çember, bir eşik artık,
Defalarca aydınlığı gördüğünde,
Kalbin seni çağırdığında,
Dahası dediğinde gelip durduğun yer,
Sıcak yanarsın dediler, durdun,
Belki ateş söner sandın, bekledin,
Oysa şimdi fırtına yaklaşıyor,
İki dünyayı bir etmek için dans ediyor alevler,
Güneş bile tutuluyor olanların karşısında.
O çemberdeki ateş nicedir büyüdü,
Sen kalbindeki yollardan vazgeçtikçe.
Uzağa giderim sandığında,
Sıcaklığı hatırlattı gideceğin yolu.
Şimdi Ateşten Çember bekliyor seni,
Fırtına yaklaşıyor,
Bekleme fırtınayı, sen adım at,
Bile isteye gir ateşlere,
İki dünyanın sütunları bağlanıyor bu gece,
İçerisi ve dışarısı buluşuyor,
Ve bekliyor seni Ateşten Çember,
Gir içeri,
Kalbin yolu orada,
Ateşler üzerine pelerin olsun,
İlerle içeri, korkma geride kalacaklardan,
Fırtına yaklaşıyor,
Ateşten Çember bekliyor.
At ateşlere, dönüşecekleri,
Gir içeri.
Mavi’nin Sesi


